Gaular ya da Gağular olarak adlandırılan ve haklarında kesin bilgilere
sahip olmadığımız birtakım insanların, dedelerimiz
gelmeden önce, köyümüzün aşağısındaki
mağaralarda yaşadıkları söylenir.
Mağaraların
tavanlarındaki katran ve kurum izleri onlardan kalmadır. Dedelerimizle
bir süre aynı toprakları paylaşmış olsalar da
iyi geçinemezler.
Veba türü salgın bir hastalığa
yakalanıp topluca ölürler. Cenazeleri köyün altında
"Gağumezarı" denilen yere gömülür.
Çocukluğumuzda,
dere kenarında, sel sularının açtığı yamaçlarda,
bu insanların kafa tası ve diğer kemikleri ile boncuk türü
takılarını bulurduk.
Kesin
olmamakla birlikte Gağular`ın Eke Beyi`nin adamları olduğu
tahmin edilmektedir. Uğurlu, Işıklı, Salıcık ve
Çanakpınar köylerinin bulunduğu alanda Eke Beyliği
diye bilinen bir derebeyliğinden söz edilir.
Eke Kalesi denilen yer
(Aşağı Çay'daki Aslan'ın Köprüsü ve
çevresi) Eke Beyliği'nin merkezidir. Eke Kalesi'nde bugün bile
çanak, çömlek kırıntıları ve taş
duvarlara rastlamak mümkündür. Zira Salıcık Köyü'nün
tarihi oldukça gerilere gider. Eke Beyi'nin tebası oldukları
düşünülür.
Gağular'ın Uğurlu'daki mağaralara
ne zaman ve nasıl geldikleri hakkında hiç bir bilgi yok.
*Gağular ile ilgili bir anlatıyı "Köyümüzden
Anılar ve Anektotlar" bölümünde sunacağız.
Uğaloğlu
Köyümüzün
bulunduğu yere “Aşağı Mahalle’ye” ilk
konutu “Uğaloğlu” diye anılan biri inşaa eder.
Halkımızın ağzına (şivesine) bakarak, Uğaloğlu’nu
Ovalıoğlu diye de anlayabiliriz.
Uğaloğlu’nun nereden
ve ne zaman geldiği bilinmez. Bölgeye en yakın ova Arguvan ve
Yazıhan olduğuna göre, mantık yürütülebilir. Uğaloğlu bir süre sonra yaptığı evi terkedip gider ve zamanla bu
ev yıkılır. Yerel ağızla “peğ” harabe
durumuna gelir.
Uğaloğlu büyük ihtimalle Gaular tarafından
rahatsız edilir ve o nedenle de gider. Zira Gaular ile dedelerimiz de sorun
yaşarlar.