Malatya’nın
kuzeybatısında yer alan Ayranca Dağları’nın batı
yakasında, yavuklusunu dizine almış, kendinden emin baba bir
dağ oturur. Kimileri bu dağa Kocadede, kimileri ise Kocababa derler.
Kocalığı, Şaman Türklerin onu ulu addetmesindendir,
dedeliği ve babalığı ise göngürmüş duruşundan
olsa gerek.
Uzaklardan
bakınca bozkır görünümünde olması aldatmasın
sizi. Bazalt kayalıkların hırçın yalnızlığını
rengarenk çiçeklerle süsleyen Kocadede, binbir türlü
yaban otlarının kardeşlik dersi verircesine iç içe
yeşerdiği ilginç bir dağaya sahiptir.
Türkü
türkü söylenen “Sarı çiçeklerin sararttığı
ve kırmızı güllerin bezettiği” dağların
en nazlısıdır o. Bir kez tırmanmaya göresiniz yamaçlarına,
bir daha kendinizi alamazsınız. Başı pare pare dumanlı,
dert ortağınızdır artık. Derviş edasıyla
basar bağrına ziyaretçilerini. Hoş, sefa geldiniz! Yükseldikçe
sihirli bir özgürlük sevdası işler yüreklerinize.
Renklerin ve kokuların tılsımına kapılıp bütün
kaygılarınızdan arınırsınız.
Kayalıklarından,
kuş cıvıltılarıyla karışık, çobanların
yarım bıraktığı binlerce yılın sevda türküleri
yankılanır kulaklarınıza. Yükseldikçe daha bir
hafifler sanki yaşamak. Ayağınızın altında kalır
etraftaki dağlar, tepeler. Kuş olup uçmak istersiniz, peygamber
çiçeği kokulu rüzgarlara kanat açıp mavi
derinliklere doğru. Her adımda başka bir güzellikle çeker
sizi kendisine, tutkunu olursunuz. Mavimsi sular kaynar gözelerinden, içtikçe
içesiniz gelir. Doğal bir halının nakışları
arasında dolaşan ayaklarınızda kekik ve yavşan kokusuyla
dönersiniz akşam eve.
Zirvesinde,
sevdalılarını ve görkemli bulutları ağırlar,
eteklerinde ise yaşamı kutsal kılmış Anadolu köylerinden
bazılarını. İğdir, Işıklı, Uğurlu,
Kozdere bu güzel köylerden bazılarıdır. Kocadede’ye
en güzel Uğurlu’dan bakılır. Sanki bu dağ en
görkemli yüzünü Uğurlu’ya çevirmiştir.
O,
bir arayıştır kendi özüne dönük
Hayaldir, sonsuza erişme gibisinden
Bir sevdadır aslında yüreklere işleyen
Kaval tınısında yanık bir türkü
Dostça bir selam